Sürdürülebilirlik Raporlamasında KOBİ’ler Semineri

İstanbul, 24 Ocak 2014

Global Compact Türkiye, Global Reporting Initiative (GRI) ortaklığında 24 Ocak 2014 tarihinde Global Compact Türkiye İstanbul Ofisi TÜSİAD’ın Konferans Salonu’nda, “Sürdürülebilirlik Raporlamasında KOBİ’ler” başlıklı bir seminer gerçekleştirilmiştir. Seminer, sürdürülebilirlik raporlamasının KOBİ’lere başlıca kazanımlarını irdelemiş ve başarılı örneklerin bizzat KOBİ temsilcileri tarafından deneyimleri ışığında paylaşımını sağlamıştır.

Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Coca-Cola İçecek Kurumsal İlişkiler Direktörü Atilla Yerlikaya gerçekleştirdiği açılış konuşmasında, Global Compact Türkiye’nin 2014 yılı faaliyet planını, imzacı ağını genişletme, raporlama kalitesini artırma, içerik oluşturma, küresel çalışmalara liderlik etme ve stratejik ortalıklar kurma başlıkları altında özetlemiştir. Bu doğrultuda, 2014 yılı için planlanan faaliyetlerin Türkiye’de kurumsal sürdürülebilirliğin ölçeğini büyütmeyi amaçladığını belirten Yerlikaya, bu süreçlerin Türkiye’de her boyutta şirketin artık önceliği haline geldiğini sözlerine eklemiştir.

KOBİ’ler için Kurumsal Sürdürülebilirliğin Kazanımları üzerine bir sunum gerçekleştiren Global Compact Türkiye Raporlama Görev Gücü Üyesi Ayşegül Hatay, kurumların “bugünün işini dünün yöntemleriyle yaparak gelecekte var olabilir misiniz?” sorusuna cevap vermek zorunda olduklarını ifade etmiştir. Türkiye’de kurumların kurumsal sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçirmek için en önemli motivasyonun, artan rekabet ortamı ve değişen iş dünyası düzeni içerisinde var olmak olarak tanımlanması gerektiğini sözlerine eklemiştir.

GRI Ağ İlişkileri Koordinatörü Juliette Gaussem, GRI raporlaması standartlarının güncelleştirildiği ve yeniden belirlendiği G4 Rehberinin temel özelliklerinden bahsederek, sürdürülebilirlik raporlamalarından somut içeriklere (materiality) daha ağırlık verilmesinin beklendiğini ifade etmiştir. Hali hazırda Türkçeye çevirilen G4 Rehberinin Mart ayında yayımlanacağını sözlerine eklemiştir. Öte yandan, G4 Rehberinin yaygınlaştırılması kapsamında geliştirilen İş Şeffaflığı Programı’nın (Business Transparency Program) tanıtımını yapan Gaussem, programın amacının ilk defa raporlayan kurumların kapasitesinin geliştirilmesi olduğunu belirtmiştir. Programa halihazırda dahil olan 12 ülkeden 300 KOBİ’nin tedarikte bulundukları Çok Uluslu Şirketler (MNCs) tarafından aday gösterilen şirketler olduklarını belirten Gaussem, program kapsamında şirketlere ilk raporlamalarında destek verildiğini belirtmiştir. Söz konusu 300 KOBİ’nin arasında hepsi tekstil sektöründen olmak üzere Türkiye’den 3 tane şirket bulunmaktadır.

İş Şeffaflığı Programı’na Türkiye’den katılan 3 şirketten biri olan SLN Tekstil adına bir sunum gerçekleştiren İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Yöneticisi Meliha Yıldırım,  tedarikçisi oldukları büyük bir uluslararası şirketin teşvikiyle başlattıkları sürdürülebilirlik raporlaması çalışmaları sonucunda kurumlarında yaşanan olumlu değişiklikler ve iyileştirmeler üzerine bir sunum gerçekleştirmiştir.

Verilen aranın ardından panel moderatörü olarak oturumda yer alan Birleşmiş Milletler Sinai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) Program Birimleri Koordinatörü Damla Taşkın, KOBİ’lerle ilgili UN Global Compact nezdinde özel sorumluluğa sahip olan UNIDO’nun faaliyetlerini tanıtmıştır. Sorumlu Girişimcinin Başarı Programı (REAP) kapsamında verilen eğitimlerle kurumların maliyetlerini azalttıklarını, , itibar kazandıklarını ve üretim süreçlerinde ve kalitede gelişim sağladıklarını belirten Taşkın, sürdürülebilirlik adına yapılan iyileştirmeler sonucunda KOBİ’lerin rekabet avantajı kazandıklarından bahsetmiştir. Satın alım kararlarının kalite, teslim süresi, fiyat ve kurumsal sürdürülebilirliğe dayandığını ifade eden Taşkın, sürdürülebilirlik faaliyetlerinin raporlamasının bu süreçleri olumlu yönde etkilediğini sözlerine eklemiştir.

Karınca Lojistik Kalite ve İç Denetim Müdürü Işık Kabadayı ve Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Müdürü Dilek Cesur’un yer aldığı panelde kurumların raporlama süreci tecrübeleri ele alınmıştır. Çalıştıkları uluslararası şirketlerin zaman içerisinde sırasıyla bu raporları talep ettiklerini ifade eden Dilek Cesur, artık tedarikte bulundukları kurumlar arasında bu gereksinimleri sorgulamayan hiçbir şirket kalmadığını ifade etmiştir. Lojistik sektörü olarak şirketlerin operasyonlarının merkezinde yer aldıklarını belirten Işık Kabadayı, tedarik zincirlerinin kurumların itibar yönetimi için kritik olduğuna dikkat çekmiş ve sürdürülebilir işletmelerin bu alanda rakiplerine oranla avantaj elde ettiklerini ifade etmiştir.

Seminerimizi gerçekleştirmekte etkinlik ortağımız olan Global Reporting Initiative’e, değerli görüşlerini paylaşan konuşmacı ve panelistlerimize ve seminere katılan misafirlerimize tekrar teşekkürlerimizi sunarız.