WEPs İş Dünyası Sözcüsü ve SUTEKS Group Yönetim Kurulu Başkanı Nur Ger ile Röportaj

(1) Önce biraz sizi tanıyabilir miyiz?

SUTEKS Group Yönetim Kurulu Başkanı’yım. Sanayici iş insanı ve toplumsal cinsiyet eşitliği savunucusuyum.

İstanbul doğumluyum. Galatasaray Lisesi’ne ikinci yıl kabul edilen kız öğrencilerinden biri olarak liseye başladım. Lise son sınıfı AFS Bursu’yla gittiğim ABD Texas’taki Lamar Lisesi’nde tamamladım. Çift diplomayla mezun oldum. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladım.

Çok genç yaşta girişimciliğe adım attım ve ilk şirketimi kurduğumda henüz 21 yaşındaydım. Hali hazırda Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğüm, katma değeri yüksek hazır giyim ürünleri ihracatı yaptığımız SUTEKS’i 1986 yılında kurdum. İş yaşamının yanı sıra sivil toplum faaliyetlerine katılımı her daim çok önemsedim. 1994-1996 yılları arasında Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin ilk kadın başkanı olarak Türkiye’nin Gümrük Birliği müzakerelerinde aktif biçimde yer aldım. TESEV, KA-DER ve KAGİDER’in kurucu üyeleri arasındayım. Ayrıca TÜSİAD’ın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanlığını yürütmekteyim. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin her alanda yaygınlaştırılması konusundaki yoğun çabalarımla son olarak Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri İş Dünyası Sözcüsü olarak görevlendirildim.

NGer-rop2(2) Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) ile yolunuz 2012 yılında kesişiyor. SUTEKS Group, Türkiye’de WEPs’i imzalayan ilk KOBİ oldu. 2013 yılında da WEPs Onur Ödülü’ne layık görüldünüz. 2015 yılında da SUTEKS Group, dünyada 21 şirketin yer aldığı WEPs Liderlik Grubuna atandı. 2016-2018 yılları arasında da WEPs İş Dünyası Sözcülüğünü rolünü üstlendiniz. Bize WEPs yolculuğunuzdan bahseder misiniz? 2012 yılında WEPs’e neden imza attınız ve imzacı olmanın SUTEKS Group’a kazanımları nelerdir?

İş yaşamına genç yaşta atılan bir girişimci olarak, kadınların iş dünyasında yer almalarının ve orada kalabilmelerinin ne tür zorluklar ve fedakârlıklar gerektirdiğini bizzat yaşayarak gördüm. Deneyimlerimden hareketle, SUTEKS’i kadın-erkek ayırt etmeksizin hiçbir çalışanın iş ve aile dengesini bozmadan, gönül rahatlığıyla çalışabileceği bir kurum olarak tasarlamak idealiyle yola çıktım. SUTEKS’ in toplumsal cinsiyet eşitliğinin içselleştirildiği, takım çalışmasının ve kâr primi paylaşımı uygulamasıyla her çalışanın aynı zamanda şirketin sahibi olduğu hiyerarşisiz yönetim anlayışı onu hayallerin ötesinde bir kurum yaptı.

WEPs’ i duyduğumuz ilk anda SUTEKS olarak içselleştirdiğimiz prensiplerin Birleşmiş Milletler gibi prestijli bir uluslararası örgüt nezdinde karşılığı olduğunu anlamış olduk. Bu sebeple WEPs’i imzalamak, toplumsal cinsiyet eşitliğine verdiğimiz önemi destekleyici bir unsur oldu. Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin SUTEKS Group açısından en önemli kazanımı yönetim anlayışımız ve kurumsal politikalarımızın daha geniş kitlelere duyurulmasına destek olması. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik politikalarımızla güzel bir örnek teşkil ettiğimizi düşünüyoruz.

(3) WEPs İş Dünyası Sözcüsü olarak 2016-2018 dönemi projeleriniz arasında neler var?

Bu iki yıl için iki ana hedefle yola çıktık. Bunlardan ilki, Türkiye olarak en çok WEPs imzacısına sahip ülkeler sıralamasındaki 4’üncülüğümüzü 1’inci sıraya taşımak. İlk sırada şu anda Japonya bulunuyor. Japonya’nın bu konuya eğilmiş olması çok önemli. Ekonomik olarak çok gelişmiş olmasına rağmen toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayamamış olmayı bir ayıp kabul ediyorlar ve başta devlet iradesi olmak üzere özel sektör ve sivil toplumla el ele çalışıyorlar. Bizim de hedefimiz bu yönde olmalı. Özetle ilk olarak Türkiye olarak WEPs imzacı sayısını artırmalı ve 1’inci sıraya yerleşmeliyiz. Bu amaçla Global Compact Türkiye ve UN Women Türkiye ekipleriyle koordinasyonlu biçimde SUTEKS Group bünyesinde oluşturduğumuz WEPs takımımızla şirketlere doğruda ulaşıp bilgilendirme faaliyetleri yapmayı amaçladığımız bir stratejiyi hayata geçireceğiz.

Bu doğrultuda ilk adım olarak WEPs’i anlatan bir animasyon hazırladık.

İkinci hedefimiz ise toplumsal cinsiyet eşitliği ve WEPs’in bilinirliğine yönelik ulusal bir farkındalık kampanyası organize etmek. Buradaki hedefimiz de perakende sektörünün desteğiyle tüm son tüketicilere, yani kamuoyuna ulaşmak. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve kadının güçlenmesi prensiplerinin ne anlama geldiğini bilmeyen kimse kalmasın istiyoruz.

(4) 15-16 Mart 2016 tarihinde New York’ da gerçekleşen WEP’s Yıllık Toplantısı’nın ana açılış oturumunda konuşmacı olarak yer aldınız. Bu oturumda gündeme getirdiğiniz konulardan ve toplantının önemli çıktılarından bahseder misiniz?

WEPs Yıllık Toplantısı’ndaki oturumumuz “insana yaraşır işler” temasını taşıyordu. Bu oturumda SUTEKS Group olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan yönetişim modelimizden bahsettim. Özetle, insan olmanın eşit olmak için yeterli olduğundan hareketle, işverenlerin kadın-erkek tüm çalışanlara potansiyellerini gerçekleştirmek için gerekli altyapıyı sunmaları gerektiğini vurguladım. Günümüzdeki genel kanının aksine işveren ve çalışanların birbirinin karşısında değil el ele, omuz omuza çalışarak hedeflerine ulaşabileceğine inanıyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliği bunun önemli bir parçası. WEPs de bu amaca ulaşmada uluslararası açıdan prestij taşıyan bir girişim.

WEPs Yıllık Toplantısı tüm dünyadan şirketlerin, sivil toplum kuruluşları ve kamu sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği önemli bir toplantı. Bu yılki toplantının tüm imzacılar açısından önemli bir kazanımı, imza süreci ardından nasıl bir takip sistemiyle hareket edileceği konusunda bir uygulama rehberi hazırlığının başlaması.

Türkiye özelinde hazırlanan rehberden de hareketle tüm ülkeler için toplumsal cinsiyet eşitliği alanında yürütülen çalışmaların kurum bazında değerlendirileceği ve böylece gelişimin izleneceği bir rehberin hem kurumlara fayda sağlayacağına hem de WEPs’in değerini artıracağına inanıyorum.

(5) Cinsiyet eşitliği ve kadınların işgücüne katılımı konularında başarısız bir performans sergileyen Türkiye, WEPs imzacı sayısı bakımından Dünya’da 4’üncü sırada. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Üst sıralarda yer almamız Türk iş dünyasının bu alandaki farkındalığının yüksekliğine ve konuya verdiği öneme işaret ediyor. WEPs kadının güçlenmesi temasında sorumluluğu iş dünyasına veren bir girişim. Bunun önemini iyi anlamak gerekiyor. Toplumsal dönüşümün sağlanmasında kamu iradesiyle ortaya çıkan politikaların iş dünyasınca desteklenmesi ve uygulama bulması çok önemli.

(6) WEPs’in 7 prensibinin hayata geçirilmesi konusunda Türk imzacılarının çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Uygulama örnekleri sizce başarılı ve yeterli mi? Türk imzacılarını hem niceliksel hem de niteliksel olarak nasıl daha ileriye nasıl taşıyabiliriz?

WEPs’ in 7 prensibi evrensel olsa da uygulamaya geçildiğinde her kurumun konuya yönelik farkındalık düzeyinin farklı ve bu doğrultuda ihtiyaçlarının da farklı olduğunu görüyorsunuz. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurum kültürünün bir parçası haline geldiği ve tüm çalışanlar ve yöneticiler tarafından içselleştirildiği kurumlar olduğu gibi, henüz emekleme seviyesinde olan bir büyük ve orta ölçekli işletme var. Burada önemli olan öncelikle irade göstermek ve bu konuda kurum politikaları oluşturulacağını taahhüt etmek. Devamında ihtiyaçlar doğrultusunda gerekli adımlar atılacaktır. Şu aşamada elimizdeki örnekler sayısal olarak az ancak WEPs’in bir marka değeri kazanmasıyla farkındalığın artacağı ve daha yaratıcı uygulama örneklerinin ortaya çıkacağına inanıyorum.

Bunun için WEPs girişiminin ebeveynleri olarak nitelendirdiğim UN Global Compact ve UN Women’ın sıkı işbirliği büyük önem taşıyor.

(7) 25 Eylül 2015 tarihinde Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde Birleşmiş Milletler’in üye ülkeleri, 2030 yılına kadar yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek ve iklim değişikliğinin üstesinden gelmek için belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefini (SKH) kabul etti. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği hem tek başına bir hedef olarak belirlenmiş (Hedef 5: Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve tüm kadınların ve kız çocuklarının güçlenmesi) hem de diğer hedeflere ulaşılması için önem teşkil etmektedir. Küresel hedeflere ulaşılması ve özellikle 5’inci hedef kapsamında özel sektörün ve sivil toplumun rolü nedir?

Ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ortaya konan hedefler arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yer verilmesi büyük önem taşıyor. Bu açıdan özel sektöre düşen en temel sorumluluk kadınların iş yaşamında ve girişimcilik ekosisteminde yer almalarını sağlayacak her türlü altyapıya imkân tanıması.

Özel sektör, kadınlara erkeklerle eşit fırsatlar sunarak, eşit konumdaki işlere erkeklerle eşit ücret politikası uygulayarak, onlara karar mekanizmalarında yer vererek toplumsal bir dönüşüme öncülük edebilirler.

Sivil topluma düşen ana rol ise bu alanda farkındalık çalışmaları yürütmek ve özellikle kamu politikalarının şekillenmesinde baskı unsuru olarak rol almak.

(8) SUTEKS Group, WEPs imzacısı olmasının yanı sıra Global Compact’e de imza atmıştır ve 4 konu başlığı altındaki (insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele) 10 İlke’yi desteklemektedir. 300’den fazla imzacısıyla Global Compact Türkiye, Avrupa’daki en büyük 5’inci yerel ağdır. SUTEKS Group olarak Global Compact imzacısı olmanın kazanımları nelerdir?

Global Compact, şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmalarına belirli bir standart getirerek, bu alandaki uluslararası görünürlüklerinin artmasına katkı sağlıyor. SUTEKS Group açısından da kuruluşumuzdan bu yana sahip olduğumuz değerlerin “Sürdürülebilirlik” başlığı altında uluslararası standartlara uygun biçimde yeniden ele alınması en büyük kazanımımız oldu. Bu alandaki çalışmaların uluslararası standartlarda bir raporlamayla sunulması, ilerlemeyi ve kurumların gelişimini görmek açısından büyük önem taşıyor. Global Compact web sitesi üzerinden tüm dünyadan üye şirketlerin raporlamalarını görmek aynı zamanda kıyaslama yapılabilmesi açısından da fayda sağlıyor.