Eşitsizliklerin Azaltılması

 
 

Eşitsizlik insan potansiyelini, toplumsal istikrarı ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemektedir. Eşitsizlik; cinsel yönelim, din, etnik köken, ırk, fiziksel engel, sınıf veya toplumsal cinsiyete dayalı olabilir. Eşitsizlik ülke içi veya ülkeler arasında ortaya çıkabilmektedir.

 

2017’nin başlarında Dünya Ekonomik Forumu (WEF), eşitsizlik ve kutuplaşmayı küresel risklerin altında yatan üç temel sebepten biri olarak tanımıştır.(i) BM Kalkınma Programı’na (UNDP) göre, dünyadaki eşitsizlik uçurumu bugün, 1940’lardan beri en yüksek seviyeye ulaşmıştır.(ii)

 

Dünyanın en zengin %10’unun tüm küresel varlıkların %89’una sahip olduğu, dünya nüfusunun %50’sinin payının ise %1’den az olduğu tahmin edilmektedir.(iii)

 

Dünya Ekonomik Forumu’nun tahminlerine göre, kadınların dört ana alan olan sağlık ve eğitime erişim, ekonomi ve siyasete katılım oranlarının erkeklerle eşit seviyeye ulaşması bir ömürden uzun sürecektir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğin en fazla olduğu alanlar, son zamanlarda gerilemeye başlayan kadınların ekonomiye katılımı ve ilerlemenin yavaş ve sabit olduğu kadınların siyasi güçlenmedir.(iv)

 

Bu hedefin işletmelerle ilgisi nedir?

 

Eşitsizlikle mücadele etmek, ekonomik katılımı artırması ve piyasaların ve refahın oluşmasına yardımcı olması dolayısıyla işletmeler açısından faydalıdır.

 

Şirketlerin uzun vadede hayatta kalması ancak dünya geliştikçe mümkündür, ancak nüfusun büyük bir bölümü başarıya giden makul yollardan yoksun oldukça dünya tam anlamıyla gelişemeyecektir.

 

Bir kurumdaki geçmiş ve deneyim çeşitliliği, inovasyonu ve yeni düşünme biçimlerini teşvik etmektedir. Çeşitlilik, yetenekleri çeken ve elde tutmaya yarayan bir çalışma ortamı yaratmaktadır. Çeşitlilik için çok yönlü bir rekabet avantajı olarak da değerlendirilebilir.

 

İşletmeler neler yapabilir?

 

İşletmelerin modern toplumu yansıtmayan uygulamaları eşitsizliği artırmaktadır. Bu, kadınları ve erkekleri eşit iş için eşit ücretlendirmemeyi, esnek olmayan çalışma saatleri ve koşulları benimsemeyi ve fiziksel engeli olanlara uygun çalışma ortamı temin etmemeyi kapsamaktadır.

 

Özel sektör, kendi istihdam uygulamalarından başlayıp, devamında tedarikçileri, müşterileri ve diğer paydaşları içeren daha geniş bir etki alanına yayılarak eşitsizliği ele alma konusunda ciddi fırsatlara sahiptir.

 

Şirketler, tedarikçilerinin, çalışanlarının ve değer zincirlerindeki diğer elemanların esenliğini sağlama konusunda neler yaptıklarını sorgulamalı ve denetlemelidir. Tedarikçilerin eşitlik kriterlerini karşılamadığı durumlar; bilgi paylaşma, eğitim materyalleri sunma ve ortak bir yol haritası üzerinde birlikte çalışma fırsatları oluşturmaktadır.

 

Aşağıda şirketlerin etki yaratmak için yapabileceği uygulamaları bulabilirsiniz:

 

Sorumlu Davranın

  • İşletmenin eşitsizliğe katkıda bulunabileceği yolları genişçe ele alarak tespit edin (çalışanlarla ilgili olarak; ürün ve hizmetlere erişim, projelerin topluluk üyeleri üzerindeki eşitsiz etkileri gibi);
  • İşyerinde ayrımcılık yapılmamasını sağlayın;
  • İnsan haklarına karşı saygılı olun;
  • Çalışanlara yaşanabilir bir ücret ödeyin ve değer zincirinizdeki diğer işletmeleri de yaşanabilir ücretler ödemeye teşvik edin.

 

Fırsatlar Yaratın

  • En yüksek ücretli yöneticinizin kazancı ve en düşük ücretli çalışanlarınızın kazancı arasında kabul edilebilir bir oran belirleyin ve bu oranı şirketinizde uygulayın;
  • Düşük ücretli işçilerin, becerilerini geliştirmeleri ve sektör içinde ve dışındaki gelişmiş istihdam olanaklarına erişim sağlamaları için fırsatlar yaratın;
  • Faaliyet alanınızda tarihsel olarak marjinalleşmiş grupların ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran yerel beceri geliştirme ve tedarik girişimlerine destek verin;
  • Düşük gelirli tüketicilerin ürünlere erişimini kolaylaştırmak için üretim, dağıtım ve pazarlamada uygun bir iş stratejisini uyarlayın.

 

UN Global Compact’in On İlkesi ve Hedef 10 arasındaki ilişki

 

İnsan Hakları & Çalışma Standartları (UN Global Compact İlke 1, 2, 3, 4, 5, 6)

Eşitlik ve ayrımcılığa maruz kalmama temel bir insan hakkıdır. Eşitsizlik, insanların diğer insan haklarından yararlanma imkanlarını kısıtlamaktadır.

 

Çevre (UN Global Compact İlke 7, 8, 9)

Toprak, deniz ve havanın kirlenmesi ve iklim değişikliğinin etkileri, en büyük zararı dünyanın en savunmasız topluluklarına vermekte ve böylelikle sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin daha ciddi bir hâle gelmesine neden olmaktadır.

 

Yolsuzlukla Mücadele (UN Global Compact İlke 10)

Yolsuzluk, gelir eşitsizliğini artırmakta, mülkiyet dağılımını ve eğitime erişimde varolan eşitsizlikleri sürdürmektedir.