Karasal Yaşam

 
 

Ormanlar, Dünya topraklarının %30’unu kaplamakta ve 70 milyonu yerli halklar olmak üzere yaklaşık 1,6 milyar insanın geçim kaynağını oluşturmaktadır.(i) İnsanlık, havadaki karbondioksitin giderilmesi yoluyla, iklim değişikliğine bir tampon olarak, ormanlara dayanmaktadır. Yetişmiş ormanlardan ise karbon deposu olarak faydalanılmaktadır.

 

Çevresel orman ihtiyacına karşın, yaklaşık 2,4 milyar insan; pişirim, ısınma ve elektrik için oduna bağımlı durumdadır ve bu talep küresel odun üretiminin yaklaşık yarısına denk gelmektedir.(ii)  Ormanların ticari amaçlarla tahrip edilmesi genelde tarım, hayvancılık, şehirleşme ve madencilikle bağlantılıdır ve bunların hepsi diğer kalkınma hedeflerinin karşılanmasında rol oynamaktadır.

 

Ormanların tahrip edilme hızı; yeni ormanların oluşturulması, mevcut ormanların doğal yöntemlerle genişlemesi ve toprak restorasyonu sayesinde yavaşlamış durumdadır. 1990’lı yıllarda 7,3 milyon hektar/yıl olan net küresel orman kaybı, 2010 ve 2015 arasındaki dönemde, 3,3 milyon hektar/yıl gibi bir miktara düşmüştür.(iii) 2017’nin başlarında ise BM Ormanlar için Stratejik Plan doğrultusunda devletler 2030 yılında dünya ormanlarını 120 milyon hektar genişletme konusunda anlaşmıştır, bu sayı Güney Afrika’nın yüzölçümüne tekabül etmektedir.(iv)

 

Bu hedefin işletmelerle ilgisi nedir?

 

Yatırımcılar ve müşteriler bu meselede gittikçe bilinçli ve proaktif olmaktadır, bu sebeple, sorumlu bir şekilde hareket etmeyen şirketler itibarlar yönetimi konusunda zorluk yaşayacaktır.

 

Öte yandan, böyle bir çevresel bozulmayı hafifletmek için harekete geçmenin çevresel, toplumsal ve ticari bir kazanımı vardır.

 

Biyoçeşitliliğin bozulması, şiddetli hava olayları ve su problemleri; ürünlerin bulunabilirliğini, kalitesini ve maliyetini etkilemekte olup Hedef 15 ile bağlantılı olan bu sorunlar risk teşkil etmektedir.

 

“Ormanların tahrip edilmesinin toplantı odası gündeminde her zamankinden daha fazla yer alması gerekiyor. Riskli orman mallarına, artan yatırımcı beklentilerine, değişen düzenleyici çevrelere ve marka itibarlarını etkileyen tüketici kampanyalarının yükselişine açık bir finansal bağımlılıkla birlikte şirketlerin ormanları tahrip eden eylemleri yoğun bir şekilde inceleniyor. Söz konusu olan şey uzun vadede karlılık.” Paul Simpson, Karbon Saydamlık Projesi (CDP) CEO’su

 

İşletmeler neler yapabilir?

 

Ormanların tahrip edilmesi ve ekilebilir arazileri gıda üretimi için elverişsiz hale getiren diğer iş faaliyetleri, çevreye sayısız zararlar vererek yoksulluk, biyoçeşitlilik, sosyoekonomik istikrar ve sürdürülebilir kalkınma sorunlarını derinleştirmektedir.

 

İlk adım olarak, işletmeler operasyonlarının ormanlar ve doğa üzerindeki etkisini daha genel olarak değerlendirmeli ve zarar verici pratikleri azaltmak için planlar yapmalıdır. Etkiyi ölçmeye ve proaktif politikalar geliştirmeye yardımcı olacak birçok gelişmiş araç bulunmaktadır.

 

Bu hedef, şirketlerin tedarik zincirlerinde neler olup bittiğini incelemek ve tedarikçileri ve diğer paydaşlarını daha iyisini yapmaya teşvik etmek için etki alanlarını kullanabilecekleri bir faaliyet alanı sunmaktadır.

 

Yatırımcı ve tüketicilerin karar alma süreçlerinde kurumların çevresel davranışlarını değerlendirmelerinden ötürü bu hedef itibar açısından önem teşkil etmekte ve rekabet avantajı sunmaktadır.

 

Aşağıda şirketlerin etki yaratmak için yapabileceği uygulamaları bulabilirsiniz:

 

Sorumlu Davranın

  • İşletmenizin çevreye karşı olumsuz etkilerini tespit edin ve azaltın;
  • Çevresel önlemler kapsamında kurumsal hedefler belirleyin;
  • Azaltarak, yeniden kullanarak ve geri dönüştürerek atıkları yok etmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirin;
  • Sadece sertifikalı sürdürülebilir orman kaynaklarından satın alın;
  • Ormancılık sektöründe, Orman Yönetim Konseyinin İlke ve Kriterlerine uyun, Orman Bilgilendirme Projesi’ne katılın, doğal ormanları odun çiftliklerine dönüştürmekten kaçının, yanmayı önleyin ve Yüksek Koruma Değerli Ormanlar (HCVF) veya birincil tropikal nemli ormanlar üzerinde olumsuz etkilerden kaçının;
  • Sürdürülebilir Ormancılık Politikası Sektör Standardı ve RSPO İlkeleri ve Kriterlerini ormancılık ve palmiye yağı sektörlerindeki iş ilişkileri ve yatırımlara uygulayın;
  • IFC Performans Standartla örneğin, Operasyonların Korunan Alanlar veya Kritik Ortamlarda Etkilendiği Standart 6), ILO Kuralları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlara İlişkin Ramsar Sözleşmesi dahil olmak üzere tüm ilgili uluslararası çevre standartlarına uyun;
  • Gelişmekte olan pazarlarda iş yürütürken, konuyla ilişkili Uluslararası Finans Kurumu (FC) Çevresel ve Sosyal Performans Standartlarını ve 63 sektöre özel IFC Çevre Sağlığı ve Güvenliği Kılavuzunu uygulayın.

 

Fırsatlar Yaratın

  • Doğal sermaye ve ekosistem hizmetlerini araştırın, analiz edin ve bunlara değer biçin. Bu değerleri stratejik ve operasyonel karar verme, etki izleme ve değerlendirme, iç yönetim raporlaması ve entegre dış raporlamada kullanın;
  • Soya, palmiye yağı ve kereste / kâğıt ürünlerinde sürdürülebilirlik sertifikasyonu talep edin;
  • Değerlendirme yaparken Doğal Sermaye Protokolü’nü gözetin ve doğal sermaye ile doğrudan ve dolaylı olan etkileşimlerinizi daha iyi yönetin;
  • Doğal yaşam alanlarının korunmasına ve bu alanların restorasyonuna yönelik yatırımı artırmak amacıyla ekosistem hizmetlerinin değerinin ve dinamiklerinin anlaşılacağı veri, araştırma ve araçları paylaşın. Bu faaliyetler, yatırımcılar nezdinde ekonomik bir sinyal olacak ve sigortalandırma ve yatırım riskini azaltacaktır.

 

UN Global Compact’in On İlkesi ve Hedef 16 arasındaki ilişki

 

İnsan Hakları & Çalışma Standartları (UN Global Compact İlke 1, 2, 3, 4, 5, 6)

Karada yaşam, gıda üretimi ve insan faaliyetlerine elverişli bir ortamı sürdürme kabiliyetimizi belirlemektedir. Bu durum, yeterli bir yaşam standardının temel bir bileşeni olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’ye değinmektedir.

 

Çevre (UN Global Compact İlke 7, 8, 9)

Ormanlar, kalan karasal biyoçeşitliliğin yaklaşık %80’ine ev sahipliği yapmakta ve su döngülerinin düzenlenmesi, toprak kalitesi ve taşkınlar gibi doğal afet risklerinin azaltılması için kritik öneme sahiptir.(v) Ormanların tahrip edilmesi, iklim değişikliğine önemli bir katkıda bulunmakta ve bu da biyoçeşitlilik ve aşırı hava koşulları için çevresel etkiler doğurmaktadır.

 

Yolsuzlukla Mücadele (UN Global Compact İlke 10)

Yasadışı odunculuk, geçim kaynaklarını tehdit etmekte, yaşam alanlarını tahrip etmekte ve iklim değişikliğine katkıda bulunmaktadır. Bu, geçimi ormanlara bağlı olan toplulukların hayatlarını daha zor bir hâle getirmekte ve nüfusun bir kısmını meşru bir gelirden mahrum bırakmaktadır. 15. Hedef ile ilgili olarak yolsuzluk ayrıca, tehlikeli atıkların atılmasını ve çevre projeleri için tahsis edilen fonların suiistimal edilmesini de içermektedir.