Temiz Su ve Sıhhi Koşullar

 
 

Suya ve sıhhi koşullara erişim temel bir insan hakkıdır; toplum sağlığı, yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılması açısından hayati önem taşımaktadır.

 

2015 yılında, dünya nüfusunun yaklaşık %91’inin (6,6 milyar insanın) temiz suya erişimi olduğu tahmin edilmektedir, bu oran 2000 yılında %82 civarındadır.(i)

 

2015 yılında dünya nüfusunun yaklaşık %68’inin yeterli sıhhi koşullara erişimi olduğu tahmin edilmekte ve bu oranın daha önce %59 olduğu belirtilmektedir. Buna rağmen, yaklaşık 2,4 milyar insanın sıhhi koşullara erişimi olmadığı ve bu gruba dahil olan yaklaşık 946 milyon insanın da hiçbir tesise erişimi olmadan dışkısını açık alanda yapmak zorunda olduğu bilinmektedir.(ii)

 

Başlıca bütün sektörler tarafından kullanılan toplam tatlı suyun, toplam yenilenebilir tatlı su kaynaklarına oranı anlamına gelen “su stresi”’ 2 milyardan fazla insanı etkilemektedir.(iii) Artan şehirleşme, büyüyen dünya nüfusu, şiddetli hava koşulları, iklim değişikliği, kirlilik ve diğer bütün faktörler birleşerek su kaynakları üzerindeki baskıyı gittikçe artırmaktadır.

 

Bu sorunun ciddiyeti sebebi ile BM Genel Kurulu, Mart 2018’de başlamak üzere “Sürdürülebilir Kalkınma için Su” başlıklı yeni bir Uluslararası Eylem On Yılı ilan etmiştir.(iv)

 

Bu hedefin işletmelerle ilgisi nedir?

 

Su, ısıtma ve soğutma için hayati önem taşır ve birçok durumda önemli bir operasyonel girdi konumundadır. Su tedarikinin sağlanması yalnızca işletmeler için değil, daha geniş anlamda toplum ve çevre için temel bir ihtiyaçtır.

 

İşletmeler neler yapabilir?

 

İşletmelerin suyun değerini bilmesi, onu sorumlu bir şekilde kullanması ve su yollarının kirlenmesini en aza indirmesi önemlidir. Şirketlerin, su kullanımı ile ilgili risk değerlendirmeleri yapmaları ve tedarikçilerin su kullanımında sorumlu bir yaklaşım benimsemelerini sağlamak için stratejiler uygulaması gerekmektedir.

 

Aşağıda şirketlerin etki yaratmak için yapabileceği uygulamaları bulabilirsiniz:

 

Sorumlu Davranın

  • İşletmenizin su ayak izini ölçün ve su kullanımının yerel halk ve değer zinciri üzerindeki etkisini araştırın;
  • Su tüketimini azaltın ve atık suyu arıtın, geri dönüştürün ve tekrar kullanın;
  • Tesislerdeki atık su üretimini en aza indirin, uygun şekilde arıtın ve su kaynaklarını kirletmekten kaçının;
  • Çalışanlar ve yerel topluluklar arasında düzenli el yıkama ve diğer hijyenik alışkanlıkları teşvik edin.

 

Fırsatlar Yaratın

  • Su risklerini göz önünde bulundurun ve su için bir değer belirleyin (örneğin; doğal sermaye muhasebesi) ve karar vermede ve iç/dış raporlamada suyun ekonomik değerini göz önüne alın;
  • Operasyonların yakınında bulunan ve suya sınırlı erişimi olan toplulukların ihtiyaçlarını tamamlamanın ve suya erişimlerini kolaylaştırmanın yollarını arayın;
  • Üretim süreçlerinde en iyi su kullanım uygulamalarını benimseyin ve yenilikçi su depolama teknolojilerine başvurun;
  • Kapalı çevrim sistemlerini benimseyerek veya su kullanımını tamamen ortadan kaldırarak su tüketimini azaltın;
  • CEO Water Mandate ve Water Action Hub gibi su yönetimine ve şeffaflığa yönelik ortaklaşa eylem girişimlerine katılın. Bu platformlar şirketleri, hükümetleri, STK’ları ve diğer paydaşları belirli nehir havzalarındaki bir dizi kritik su projelerinde bir araya getirmektedir;
  • Şirketlere işyerinde temiz suya, sıhhi koşullara ve hijyene erişimi artırmak için çağrıda bulunan, Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD-World Business Council for Sustainable Development) WASH taahhüdünü imzalayın;
  • Etki alanını güçlendirmek ve diğer şirketleri, kişileri ve hükümetleri çevresel etkilerini açıklamaya, çevresel ayak izlerini azaltmaya ve enerji kullanımı ile büyümeyi ayrıştırmaya teşvik etmek (örneğin, çevresel riskleri varlık tahsisi ve yüklenim kararları içerisinde doğru şekilde fiyatlandırarak) için kurulan  Caring for Climate girişiminin sorumlu yatırım faaliyetlerine katkıda bulunun.

 

UN Global Compact’in On İlkesi ve Hedef 6 Arasındaki İlişki

 

İnsan Hakları ve Çalışma Standartları (UN Global Compact İlke 1, 2, 3, 4, 5, 6)

Su ve sıhhi koşullara erişim hakkı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından açık bir şekilde bir insan hakkı olarak kabul edilmiştir. Gizlilik ve insanlık onuru sınırları içerisinde yeterli miktarda içilebilir, erişilebilir ve uygun maliyetli suyun ve sıhhi koşulların sağlanması diğer birçok insan hakkının gerçekleştirilmesi için esastır. Su ve sıhhi koşullara erişimi olmayan topluluklar manipülasyon, sömürü ve yolsuzluğa karşı savunmasız bir konumdadır.

 

Çevre (UN Global Compact İlke 7, 8, 9)

Su ve sıhhi koşullara erişim çevresel koşullar gözetilerek sağlanmalıdır. Su, sorumlu ve idareli kullanılması gereken kısıtlı bir kaynaktır. Yetersiz bir şekilde geliştirilmiş sıhhi altyapı (veya herhangi bir altyapının eksikliği) su kaynakları ve insan sağlığı için ciddi tehditler barındırmaktadır.

 

Yolsuzlukla Mücadele (UN Global Compact İlke 10)

Yolsuzluk konum, verimlilik ve maliyeti etkileyerek su ve sıhhi altyapının sağlanmasını sekteye uğratmakta ve sıklıkla adaletsizlik ve eşitsizliği beslemektedir. Aynı zamanda, diğer sektörlerdeki yozlaşmış uygulamalar su kaynaklarının kirletilmesine ve tuzluluk miktarının artmasına neden olmaktadır.

(i) United Nations Economic and Social Council (2016); http://www.un.org/ga/search/view_doc.asp?symbol=E/2016/75&Lang=E

(ii) Ibid.

(iii) United Nations Sustainable Development Platform; https://sustainabledevelopment.un.org/sdg6

(iv) United Nations (2016), http://www.un.org/en/ga/search/view_doc.asp?symbol=A/RES/71/222